• Anna Maria Beylunioğlu Atlı

BİR DAĞ GÖÇ EDER Mİ?



Yazı ve Fotoğraf: Turan Çetin

“Dağın göç ettiği nerede görülmüş” der eskiler; dağın göçüne şahit olmak, anlamak için dört mevsim kalmak, bakmak gerekiyor bu dağlara. Çünkü bu dağlar hep hareket halinde Anadolu’nun göçer konarları bu dağlarda yaşıyor. Yazın dağların etekleri binlerce keçi ve koyun ile süslenirken, kışın dağın vadilerine yaz boyunca suyunu esirgemediği yeşillendirdiği ovalarına renk katıyor. Bu göçerler baharı her daim takip ediyor. Kendileriyle beraber dağıda göçe katıyorlar. Bu coğrafyada dağ göç ediyor.


Bolkar Dağı, orta Toros dağlarının Mersin ve Karaman sınırları içerisinde yer almaktadır. Ülkemizde pek çok canlı türü için benzersiz bir coğrafyadır ve Önemli Doğa Alanı’dır. Bölgenin bu kadar zengin olmasının nedenlerinden biri deniz seviyesi ile yüksek dağ zirvelerinin çok yakın mesafede olmasıdır. Mersin sahillerinden iki saatlik bir yolculuk ile dağ bozkırlarına, alpin kuşağına ve yaylalara ulaşabiliyor. Bu kadar hızlı bir geçiş, biyoçeşitliliği zenginleştiriyor. Bir de bölgede binlerce yıldır bozulmadan devam eden kadim göçerlerin yaşamı… Bu göç hareketi dağların, ovaların ve bölge biyoçeşitliliğini desteklemekte ve bölgedeki farklı ekosistemlerin devamlılığı için önemli rol oynamaktadır. Bunun ana nedenlerinden biri bölgedeki doğal ot oburların zaman içerisinde insan kaynaklı yok olmasıyla bu boşluğu güdeme usulu keçiler ve koyunların almasıdır. Özellikle bitkiler, memeliler ve kuş türleri göçer kültürle bağlantılı hale geliyor.


Doğa Derneği bölgede başta küçük akbabalar olmak üzere koruma ve araştırma çalışmaları yapıyor. Bolkar Dağları ve Mersin Tepeleri önemli doğa alanlarında, küçük akbabaların göç yoluyla ilgili araştırmalar ve koruma çalışmaları için bölgeyi anlamaya,dinlemeye ve izlemeye çalışıyoruz. Özellike göç esnasında karşılaşılan sorunlar, ölüm sebepleri, bölge halkının yaklaşımı ve karşılaşılan sorunlar üzerine bölgede zaman geçiriyoruz.


Bolkar dağları güney yamacında iki yüzden fazla aile halen göçer kütür ile yaşamaya devam ediyor. Bölgede yuvayalan küçük akbabalar ise göçerleri takip ediyor. Özellikle yaz yurtları civarlarına yuva kuruyorlar. Göçerler nerede akbabalar orada. Sadece akbaba değil, bölgedeki yırtıcı kuşlar, kurt, çakal , vaşak gibi canlılarda nasibini almak için göçerleri takip ediyor. Bölge doğasını göçerler şekillendiriyor.


Bolkar dağı doğasını anlamak için göçerler ile sohbetlere başlıyoruz. Küçük akbabaya ayran kerkenezi veya ak kerkenez diyorlar. Kuşları ve bölge doğasını çok iyi tanıyorlar, yağan yağmurda bile balığın rızkını gören göçerler; yörükler. Bir koyun veya keçi kaybolduğunda yerini bulmak için küçük akbabanın varlığından hareketlerinden anlıyorlar.


Bolkarlar dağı göçeri Tacettin abiye küçük akbabanın fotoğrafını gösterdiğimde gözleri parlıyor bildiğinin gurur ile ve devam ediyor. “Ak Kerkez ( Küçük Akbaba) nerede, bizim kaybolan kara keçinin ölüsüde aha oradadır” diyor ve devam ediyor: “ Her yıl bu akbabalar çift gelir ve gezer aha da şu kayalıklara yuva yaparlar, biz ellemeyiz faydalı hayvandır, leş olduğumu gelip yerler. Devlet dağa kurt salmış diyolar haberin var mı?” diye bana soruyor. Sessizlik oluyor.


Gülek köyünde halen sayıca yüze yakın aile göç etmekte. Göçü mevsimin durumuna göre dört farklı alanda yapıyorlar. Mayıs başında ilkbahar yurdu, çok sıcak olduğunda yaz yurdu, havalar esmeye başladığında sonbahar yurdu ve ilk kar ile kış yurduna iniyolar. Bu göç yüzlerce hayvan ile yürüyerek günlerce süren bir yolculuk ile devam ediliyor.


Bolkar dağının sadece güney taraflarında yüzden fazla aile binlerce keçi ve koyunla birbirleri ile aynı yolları kullanmadan ve aynı tutmadan her yıl bu göç hareketini gerçekleştiriyor. Bir dağın ruhunu, hikayesini ayrı ayrı ama aynı olarak anlatıyorlar.


Göçerlerle beraber bir dağ göç ediyor.


24 views0 comments

Recent Posts

See All