• Featdoor Agency

İyi, temiz, adil ve gerçek gıda yolunda...

Updated: Jul 10

Nedim Atilla

2013 yılında yayımlanan dün de Foça’da sevgili Slow Food İda liderimiz Mustafa Alper Ülgen dostumdan yeniden rica

ettiğim, “Gerçek Gıda Bildirgesi” şu sözlerle başlar:

Bugün yeryüzünde gıda üretimi, küresel çapta genişleyen ve hızla tekelleşen tohum, gübre ve ilaç şirketlerine geri dönüşsüz bir biçimde bağımlı hale gelmektedir.

Gıda hammaddelerinin üretimi, büyük ölçekli işletmelerde, petrol ürünleri ve yoğun kimyasal kullanımı ile piyasaya yönelik olarak gerçekleştirilmekte, bu işletmelere sağlanan teşvik, vergi indirimi ve hibeler yoluyla, küçük üreticilerin rekabet

şansı ortadan kaldırılmaktadır. Gıda işleme, büyük kentlerin etrafına yoğunlaşmış bir şekilde hazır gıda temelli olup, uzun süreli dayanıklılığı sağlamak üzere

katkı maddeleri ile gerçekleştirilmekte, konulan standartlar geleneksel üretimi dışlamakta ya da yok saymaktadır.

***

İşte biz dünyanın 160 ülkesindeki Slow Food Gönüllüleri işte bildirgenin girişinde sıralanan nedenlerle“iyi, temiz, adil ve gerçek gıda”peşindeyiz. Tüm dünyayı, yani büyük insanlığı gerçek gıda peşine davet ederiz bu nedenle… Daha önce birkaç kez yazmıştım, 2021’de İzmir’de düzenlenecek Terra Madre Anatolia bu düşüncelerdeki on binlerce insanı

güzel kentimizde bir araya getirecek. Hafta sonu bu anlamda Büyük Atatürk’ün, “memleketini en çok seven, ona en çok hizmet edendir” ilkesi ışığında, Slow

Food’a gönül vermiş birliklerimizle Foça’da toplandık. Slow Food birliklerimizin sayısı hızla artıyor. 2020 yılı başından bu yana Bursa, Adana, Gökova ve son olarak geçen hafta içinde Narlıdere birliğimiz kuruldu ve çalışmaya başladı. Yeryüzü Pazarı ekibinin nefis lezzetlerle süslediği Foça’daki toplantıda Slow Food birliklerinin başkan ve temsilcileri 2021’deki fuara nasıl katkı yapabileceklerine dair sorulara cevap vermeye çalıştılar. Toplantının

birçok Slow Food birliği için çok yararlı olduğu kanısındayım. Bu arada Nisan ortasında yapılacak, Olivtech Fuarında da bazı denemeler gerçekleşecek. Daha önce de yazmıştım. Anadolu mutfağının ve tarım ürünlerinin tüm örneklerinin buluşacağı Terra Madre 2021’de üreticiler yerel ürünlerini tüm dünyaya aracısız olarak tanıtma şansı yakalayacak. İyi temiz adil ve gerçek gıdaya erişim ve tarım konusunda çok sayıda panel ve çalıştayın da yapılacağı fuar için önümüzdeki günlerde daha da çok çalışmamız gerekecek…

***

Şimdi, hem Türkiye’deki slow food gönüllülerini, hem de sevgili İzmirlilerin Carlo Petrini’nin Torino’da Terra Madre ilk kez düzenlenme kararı verildiğinde (2003) verdiği şu mülakatı bir kez daha okumaya davet ediyorum. Uluslarası Slow Food Başkanı’nın sözlerindeki Torino kelimesinin yerine İzmir koyarak okuyun lütfen:

“Öyle bir toplantı organize etmeliyiz ki, dünyanın her köşesinden küçük ölçekte tarım yapan, toprağı işleyen çiftçiler bir araya gelsinler. Hepsini Torino’ya davet edelim. Tek yapmamız gereken onları buraya getirecek kaynakları yaratmak. Onlar zaten içeriği oluşturacaklar. Ve herkesin orada olmasını istiyorum. Sadece Avrupalıların ya da Amerikalıların değil; Afrika’nın ya da Güney Amerika’nın en ücra köşelerinde yaşayan ve daha önce tarlalarını hiç terk etmemiş insanların gelmesini istiyorum. Önemli olan davet edeceğimiz herkesin üç ortak noktasının olması... Emekleri ile biyolojik çeşitliliği destekliyor, dünyayla ve

toprakla uyum içinde çalışıyor ve iyi gıda üretiyor olmalılar...”

***

Öyle de oldu. Dünyanın birçok yerinden gelen iyi gıda üreten küçük üreticiler Torino’da buluştu.2004’te 130 ülkeden gelen köylüler, çiftçiler, balıkçılar, küçük gıda üreticileri, çobanlar ve göçebe halklardan oluşan toplam 5 bin insan ilk defa bir araya geldiler.

Güney Amerika Kızılderilileri ve dünya üzerindeki birçok çiftçi ve köylü tarafından kutsal sayılan Toprak Ana Pachamama’nın adıyla anılan Terra Madre, dünyanın en büyük uluslararası gıda organizasyonu haline gelerek, 2004’ten beri iki senede bir İtalya’nın Torino kentinde gerçekleşiyor.Slow Food’un kurucusu Carlo Petrini’nin Terra Madre ile aynı adı taşıyan kitabında bahsettiği gibi “bu toplulukları bizler keşfetmedik; onlar hep oldukları yerdeydiler, biz sadece onların birbirleriyle tanışmasına vesile olduk...”

***


Merak edenlere, iyi niyetle bu konuya yaklaşanlara, asla anlamayıp atmak için çamur biriktirenlere karşı, 2004’ten beri tüm Terra Madre’leri yakından izlemiş bir gazeteci ve slow food gönüllüsü olarak önümüzdeki aylarda da bilgiler sunmaya devam edeceğim.

http://www.egedesonsoz.com/yyazar.asp?haberid=14300

Ege’de son söz


38 views0 comments